TİPİLİ KÖYÜ 

 

Coğrafî Konumu ve Komşuları 

Köyümüz, güzel yurdumuzun en büyük coğrafî bölgesi olan Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Erzurum ili’nin Tortum ilçesine bağlıdır. İlçenin kuzeybatı istikametindedir. Eski adı “Vaktanus”tur. Kısaca “Vaktans” diye de ifade edilir. Rakım olarak oldukça yüksektir. Deniz seviyesinden yüksekliği tahmini olarak  2050 – 2100 metre civarındadır. Erzurum Palandöken Dağı’nın (3176 m.) kardeşi olarak bilinen ve yörenin en yüksek dağı olan Naldöken Dağı’nın (3153 m.)  eteklerinin uzantısı üzerinde kurulmuştur. Dağın göğsüne yakın eteğinde ise yaylası bulunmaktadır. Tortum’un en yüksek dağ köylerindendir.

Köy yöresi dağlık bölge olmasına rağmen,  eğimler fazla sarp ve dik değildir. Köy arazisinin en önemli vadileri; batıdan doğuya devam eden  Meşenin Ardı, Kındırali, Gıdızni vâdileri, Hormonos Deresi, Kamışlı Vâdisi;  otlak ve mera bölgesindeki en önemli vâdiler ise; Çurman Deresi ve Zağgevet Vâdisi’dir. 

Doğusunda Kapıkaya (Keğik), batısında Ahırcık, güneyinde Ziyaretli (Hosbirik) ve Peynirli (Kuvans), kuzeyinde ise Yukarı Meydanlar (Haşut) ve Karlı (Norşen) köyleri bulunmaktadır. Köyümüzün komşu köylerle iletişimi oldukça fazladır. 

 

Tarihi

 

Tipili’nin tarihi konusunda gerekli olan yazılı belgelere henüz ulaşabilmiş değiliz. Bu konuda ciddi araştırmaların yapılması gerekmektedir.  Bununla birlikte köyün coğrafî konumu dikkate alındığında, özellikle motorlu taşıtların kullanılmadığı zamanlarda Tortum’u Ovacık Bölgesi Ahırcık köyü üzerinden İspir’e, oradan da Ovit Dağı ve Rize üzerinden Karadeniz’e bağlayan bir noktada bulunduğu görülmektedir. Böyle bir güzergâhta bulunuşu, oradan geçen özellikle atlı, yaya ve kağnı arabasıyla taşımacılık yapan  yolcular için bir konaklama köyü konumunda oluşu tarihî açıdan büyük önem taşımaktadır.

Diğer yandan köyün 17 km yakınında ve aynı güzergâhta bulunan, tarihî kalesiyle meşhur eski bir yerleşim yeri olan Tortumkale köyüne yakınlığı ve köyümüz civarındaki harabe (peg) haline gelmiş eski yerleşim yerleri dikkate alındığında eski bir tarihe sahip olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Örneğin; köyün güney karşısında  bulunan Tamberes mevkiindeki üç harabe mahallenin bulunuşu bu konuda önemli bir fikir vermektedir. Eski büyüklerimizin anlattıklarına göre burada yaşayan kişiler, zaman zaman köye gelerek ihtiyaçlarını görür tekrar mahallelerine geri dönerlermiş.

16 Şubat 1916 yılında Erzurum’a giren Ruslar, 1917 yılında memleketlerinde çıkan Bolşevik İsyanı sonucu komünist ihtilâl olunca, silah ve malzemelerini Ermenilere bırakarak Erzurum’dan çekilmişlerdir. 1917 yılından, 1918 yılının 12 Mart’ına gelinceye kadar devam eden Ermeni katliâm ve zulümleri, tarihin şâhit olduğu en büyük insanlık suçlarından biridir.  Bu yıllarda bölgeyi istila eden Ruslar ve Ermeniler Tipili’ye de gelmiş; köyü ve civar köyleri talan etmiş  ve kadın, çocuk demeden bildik eziyetlerde bulunmuşlardır. Bu sırada erkeklerden eli silah tutanların cephede oluşu, diğerlerinin bir kısmının seferberlik emri üzerine köyden ayrılmış olmaları; özellikle kadın ve çocuklar açısından hayatı çekilmez kılmış ve  âdetâ ölümü bir şans haline getirmiştir!…

 

Ulaşım   

 

Köyümüz Tortum’a  29, Erzurum’a  81 kilometre mesafede bulunmaktadır. Yolun 14 kilometresi stabilize, diğer kısmı asfalttır. Asfaltlama çalışmalarının tamamlanması için gerekli girişimler sürdürülmektedir.

Köy yolu güzergâhı; Erzurum – Artvin karayolunun  60. kilometresinden batıya doğru ayrılmakta, 21 kilometre batıya doğru devam ederek  sırasıyla; Tortumkale – Esendurak – Alapınar – Kapıkaya köylerini takip ederek köye ulaşılmaktadır. Her gün sabahleyin köyden kalkan minibüs Erzurum’a gitmekte, öğleden sonra tekrar köye dönmektedir. Ulaşım açısından bir problem yoktur.

Hava Durumu

 

Köyümüz, Doğu Anadolu Bölgesi’nin en soğuk bölümlerinden biri üzerinde bulunduğundan sert karasal iklimin etkisi altındadır. Bundan dolayı kış mevsimi uzun ve soğuk geçer. Kış mevsiminde yağışlar genelde kar şeklindedir ve oldukça sert geçer. Karın yerde kalma süresi ve don olayı fazladır. Yaz mevsimi ise serin ve kısadır.  Erzurum için ölçülen ortalama değerleri hatırlamak bir fikir vermesi bakımından uygun olacaktır:  Sıcaklık kışın -40 dereceye kadar düşer. Yazın 20 derecenin üzerine çıkar. Yıllık sıcaklık farkı 30 dereceden fazladır. Sıcaklık ortalaması  6 derece dolayındadır. En çok yağış ilkbahar ve yaz aylarında düşer. Yıllık yağış miktarı  merterekareye 35 – 37 santimetre civarındadır. (Karşılaştırma  açısından köy rakımının Erzurum’dan 200 – 250 metre daha yüksek olduğu tekrar hatırlanmalıdır.)

Bilindiği gibi her biri üçer aylık süreleri kapsayan dört mevsim vardır. Ancak yöremizde Ekim ayının sonlarında başlayan kış mevsimi bazen Nisan ayının sonlarına kadar devam etmektedir. Bu durumuyla altı ay gibi çok uzun bir süre kış mevsimini yaşamaktayız. Yılın yarısında kış mevsimi, diğer yarısında ise ilkbahar, yaz ve sonbahar mevsimleri hüküm sürmektedir. Bu durumda ilkbahar mevsimi Mayıs, yaz mevsimi Haziran – Temmuz – Ağustos, sonbahar mevsimi ise Eylül aylarıdır. Bir bakıma ilkbahar ve sonbahar tadımlık mevsimlerdir. Bu durum; köydeki yaşantımızı tarım, hayvancılık, ulaşım, yiyecek, yakacak iş ve sağlık açısından önemli ölçüde olumsuz yönde etkilemektedir.

 

Bitki Örtüsü

           

            Yöremizin doğal bitki örtüsü, sert karasal iklimin tabiî bir sonucu olarak genelde bozkırdır. Bundan dolayı özellikle dağ yamaçları, tepeler ve meralar bozkır görünümünde otlaklardan oluşur. Otlak alanlar geniş olmasına rağmen verim düşüktür. Daha çok Naldöken Dağı’nın yüksek kesimlerinde “çakrak” denilen kayalık alanlar oldukça fazladır.  En verimli merası  “Yurdun Düzü” ve “Çurman Deresi”dir.  Vâdi tabanları boyunca uzanan  sulak çayırlar yanında, dağ çayırları bakımından da zengindir. Dağ yöresinde yabani yonca ve gorunga bitkileri de  oldukça yaygındır. Köyümüz çiçek bakımından da  zengindir. Botanikçi uzmanların incelemesi gereken çok nâdir bitki örtüsü ve çiçek çeşitleri  bulunur.

            Tipili ağaç bakımından normal bir imkâna sahiptir. Tahminen  1,5 – 2 kilometrekare kadar yaban kavağından oluşan ve parçalar halinde bulunan ağaçlık bölge mevcuttur. Çam oldukça azdır. Vâdiler boyunca  -az da olsa-  ekşi elma, armut gibi meyve ağaçları dikkat çeker. Gözeler muhitinde ziraata uygun elma bahçesi vardır. Bunun yanında yöremiz özellikle “kuşburnu, dağ eriği (salor),  çilek ve çaşur” bakımından zengindir. Sayılan meyvelerin tümü organiktir. Özellikle bu meyvelerden marmelat ve reçel yapılır. Bunların bir kısmı evlerde tüketilirken, diğer bir kısmı yakınlara hediye olarak  gönderilir veya satılarak ev bütçelerine katkı sağlanır. Bütün bunlara ilâveten vâdi tabanlarında ve su kıyılarında çalı ve bodur ağaçlarla kaplı fundalıklar dikkat çeker.

           

            Tarım

 

         Genel olarak yöre halkının ana geçim kaynağı tarım ve hayvancılığa dayanır. Özellikle iklim  şartlarından ve toprak yapısından dolayı verim oldukça düşüktür. Köyümüz topraklarının tahminen  %15 veya  20 kadarı ekim yapmaya uygundur.  Sulak ekim alanları daha çok köy civarı ve vâdi tabanlarında yoğunlaşmıştır. Sulamaya müsait arazi yaygın olmakla birlikte, yaz mevsiminde  -su azaldığı için-  sulama sıkıntısı çekilmektedir. Bu ihtiyacın giderilmesi için âcilen bir gölet yapılması gerekmektedir. Daha çok buğday, arpa, çavdar ve fiğ yetişmektedir. Son yıllarda bu ürünlerin yerini daha çok yonca ve gorunga ekimi almıştır. Patates, soğan, pazı pancarı, bakla, fasulye ekimi için müsait olmasına rağmen, son yıllarda bu ürünlere talebin azaldığı dikkat çekmektedir.

Köyde yaşayan halkın tamamına yakını hazır un alarak tandır ekmeği yapmakta veya şehirden ekmek getirtmektedir.  Eskiden hayvan gücüyle ve daha zor şartlarda ekim yapılan arazi bugün makinalı tarım imkânları olmasına rağmen adetâ terkedilmiştir. Halbuki köyümüzün yakın ve sulak arazisi makialı tarım için müsaittir. Köyümüzde  -şimdilik- 2  traktör ve 2 kamyon   bulunmaktadır. Bunların sayısının aratarak devam etmesi en büyük arzudur.

Hayvancılık

 

Hayvancılık açısından da  son yıllarda büyük bir gerileme olmuştur. Eskiden 5- 6 bölük  küçükbaş hayvan, 4 bölük büyük baş hayvan  ve at yetiştirilmesine rağmen gitgide bu sayı azalmış;  günümüzde bunların numuneleri kalmıştır. Hayvanları otlatmak için çok geniş olan meralar değerlendirilememekte, bahar mevsiminde çoban bile bulunamamakta ve hayvan sahipleri tarafından sıra usûlü otlatılmaktadır. Çobanlık sırası, tarımsal çalışmanın aksamasına sebep olmaktadır. Bir de buna  nüfus yetersizliği eklenince sıkıntı bir kat daha artmaktadır.  Daha önce yaylaya çıkarak süt mamülleri üreten halk, son yıllarda çeşitli sebeplerden dolayı yaylaya çıkmayı terk etmiş, kendini adetâ köye mahkum etmiştir.

Hayvancılığı olumsuz yönde etkileyen hususlardan biri; kış mevsiminin ağır geçmesi ve uzun sürmesi sebebiyle  yem, ot, saman gibi alaf sıkıntısı çekilmesidir. Öyle ki hayvanlar 6-7 ay hep ahır ve komlarda  beslendiğinden maliyet artmaktadır. Daha önceleri süt sığırcılığı ve koyun yaygın olmasına rağmen son yıllarda bu sayı çok azalmış ve yerini kısmen besiciliğe bırakmıştır. Bugün ekmeğini bile şehirden getirten köylü; yağ, peynir ve yumurtasını da şehirden almaya başlamıştır.  Süt mamülleri yanında  et,  deri ve yün gibi hayvan ürünlerinde  de büyük  bir gerileme olmuştur.  Ayrıca hayvan ticareti de bu olumsuz gelişmelerden payını alarak gerilemiştir.

Hayvancılığı olumsuz yönde etkileyen bir diğer konu ise, aşırı göç sebebiyle toprağı değerlendirip üretim yapacak ve hayvanlara bakacak gerekli insan gücünün oldukça azalmış olmasıdır. Bugün artık  köyde daha çok yaşlı ve güçsüz insanlar dikkati çekmekte, üretime katkı sağlayacak insan gücü gitgide daha da azalmaktadır.

 

Arıcılık

 

Tipili yöresinin dağlık oluşu özellikle çiçek balı üretimi için çok elverişlidir. Yaz mevsiminin genelde yağışlı ve serin oluşu arıcılık açısından bir avantaj sağlamaktadır.  Bölge çiçek türü ve yoğunluğu bakımından oldukça zengindir. Bal mevsiminde çiçeklerin henüz solmamış olması bal verimi için büyük bir fırsattır.  Böyle güzel bir imkânın olmasına rağmen köyümüzde  -şimdilik-  sadece bir komşumuzun   diğer işlerine ilâveten  arıcılıkla uğraşması,  memnuniyet vermesi yanında diğer komşular açısından çok düşündürücüdür.  Daha önceki yıllarda da  birkaç komşu dışında bir talebin olmadığı hatırlanmaktadır.

Arıcılık konusunda son birkaç yıldır Karadeniz Bölgesi’nden  mevsimlik olarak gelen konar-göçer arıcıların  çoğaldıkları dikkat çekmektedir. Bu üreticiler binlerce kovanla  gelip,  tonlarca bal götürmektedirler.  Karadenizli mevsimlik arıcılarla köy komşuları adetâ kaynaşmış durumdadırlar.  Bu güzel durum yanında köyde yaşayan halkın,  arıcılık konusunda çok iyi düşünmeleri,  daha fazla zaman kaybetmeden teşebbüste bulunmaları menfaatleri açısından çok önemlidir…

 

Altyapı ve Teknoloji Kullanımı

 

Köyümüzde 1980’li yıllardan beri elektrik, kanalizasyon ve su şebekesi hizmet vermektedir.  Köyün ortasında yer alan cami önünde; köy ortamı için modern sayılabilecek,  fayansla kaplanmış WC’ler, abdest alınacak musluklar ve gasilhâne bulunmaktadır. Bugün artık bütün evlerde  modern şehir tuvaletleri ve şebeke suyu mevcuttur. Şebeke suyu 3-4 kilometreden gelmektedir. Çok soğuk ve lezzetlidir. Ayrıca son yıllar şofbenle de tanışan halk, şofben alımında  da gayret göstermektedir. 

Tüm evlerde  -çoğu tam otomatik olmak üzere-  çamaşır makinası   mevcuttur. Sabit telefonsuz ve televizyonsuz ev yoktur. Televizyonların tamamı uydu antenlidir.  Cep telefonu kullanımı da bir hayli artmıştır. Köy merkezinde çekmeyen cep telefonları 1 kilometrelik yüksek bir mesafeden rahatlıkla çekmektedir. Kısacası altyapı ve haberleşmede bir problem yoktur.

 

Nüfus ve Göç

 

1970 – 80’li yıllarda  90 küsur olan hâne sayısı bugün ne yazık ki 35 civarındadır. Buna bağlı olarak nüfusta da büyük bir düşme yaşanmıştır. Bugün köyde yaşayan nüfus 150 dolayındadır. Yaz mevsiminde tatil yapmak için gelenler sebebiyle bu sayı hayli artarak  köyde büyük bir canlılık  olmakta  ve bir bayram havası yaşanmaktadır.

Daha önce de zaman zaman ifâde edildiği gibi  köyümüz son 25-30 yıldır büyük bir göç vermiştir.  Göç edilen illerin başında İzmir gelmekte, burayı Bursa ve İstanbul takip etmektedir. Göçün en büyük sebepleri arasında; eskiden köy nüfusunun fazla olup geçim sıkıntısı çekmesi, yörenin yüksek olması sebebiyle verimin düşük olması,  kış mevsiminin uzun ve çetin geçmesi, sigorta, emekli sandığı ve bağkur yoluyla kazanılan sosyal güvencenin şimdiki kadar yaygın olmaması, büyüyen çocukların orta ve yüksek tahsil imkânlarının zorluğu,  altyapı ve teknolojik imkânların bugün olduğu kadar yaygın olmaması, devletin köylüyü kalkındırmak ve destek olmak için vermesi gereken teşviklerin yetersizliği, şehir hayatının daha câzip görünmesi…. gibi etkenler gösterilebilir.

Bütün bu gerçekler yanında şunu da belirtmekte yarar var: Köyden göç ederek ayrılanların hemen hepsinin geçim şartları ve refah seviyesi  -köy şartlarına göre-  oldukça yüksektir.  Gidenlerden bir çoğunun iş yeri, evi, arabası ve emekli imkânı vardır. Bir kısmı ise maaşla çalışmaktadır.  Çocuklarının eğitim seviyesinde de  -şimdilik yeterli olmasa da-  gelişmeler gözlenmektedir.

 

Eğitim ve Öğretim 

 

Köyümüzde birleştirilmiş beş sınıflı I.Kademe İlköğretim okulu bulunmaktadır. Nüfusun kalabalık olduğu yıllarda çok yoğun olan öğrenci sayısı bugün 20 öğrenciye kadar düşmüştür. Burayı bitirenler, ilköğretim II.Kademe öğretimi almak için  14 kilometre mesafede bulunan  Esendurak İlköğretim Okulu’na taşmalı eğitim sistemi içerisinde devam ederek eğitimlerini sürdürmektedirler.

Dinî ve sosyal eğitim – öğretim açısından köy camiinin  fonksiyonu da oldukça yüksektir. Birlik, beraberlik ve dostluğun sağlanmasında büyük rol oynayan camimizde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaz kursları programı çerçevesinde dinî eğitim verilmektedir. Böylece geleceğimizin te’minatı olan çocuklarımız gerekli olan Kur’ân-ı Kerîm ve dinî bilgileri alarak  eğitimlerini geliştirmektedirler. Bu konuda cami imam hatibinin katkılarını da büyük bir minnetle hatırlamakta ve devamını dilemekteyiz.

 

Tatil ve Piknik Faaliyetleri

Köyümüz bir dağ köyü olup havası serin, suları soğuk olması sebebiyle  özellikle yaz tatili için  güzel bir mesire yeridir. Tatil için gerekli olan yeşillik, ağaçlık, akarsu ve kaynak suyu bakımından oldukça zengindir. Günü birlik piknikler için Meşenin Ardı;  ormanı, suyu ve havasıyla tadına doyum olmayan çok güzel bir yerdir.  Yakın arazinin ağaçlı olması dolayısıyla piknik yapmak için uygun yerler çoktur. İkindi çayı gibi kısa zamanlı piknikler için Kumluğun Suyu’nun başı ve Uyuzlu Pungar oldukça elverişlidir. Buna ilâveten dağ ve yayla gezileri de tatilciler için bulunmaz bir fırsattır.  Yol problemi çözüldüğünde Suyunbaşı ve Yurdun Düzü de aile ve toplu piknikler için büyük katkı sağlayacaktır.

Köy derneğimizin 2 Temmuz 2006 Pazar günü organize ederek gerçekleştirdiği “Yayla Şenliği”  büyük bir katılımla yapılmış ve hatıralarda derin izler bırakmıştır. Bu pikniği organize eden başta dernek başkanımız Sayın Mevlüt KÜÇÜK Bey olmak üzere diğer üyelere ve hizmet gönüllülerine teşekkürü bir borç bilmekte ve bu tür   hizmetlerin devamını dilemekteyiz…

 

Köy Derneğimiz

Derneğimiz  6 Nisan 1997 tarihinde “3916 sokak No: 14/3A Eskiizmir – İZMİR” adresinde Dernekler Kanunu’na  göre resmî olarak açılarak faaliyetine başlamıştır.  Bu ihtiyacın giderilmesini zarurî gören fedakâr insan Mevlüt KÜÇÜK Bey ve 10 arkadaşı tarafından kurulmuştur.  Derneğin, köylülerimizin yoğun olarak yaşadığı bir semtte açılması büyük önem taşımaktadır.

Derneğimiz, köylülerimiz arasındaki birlik ve beraberliğin sağlanıp daha da güçlenmesinde büyük rol oynamaktadır. Kurulduğu tarihten itibaren yaptığı çeşitli faaliyetlerle hizmetine devam etmektedir. Özellikle ilkbahar mevsiminde Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi  ve köyümüzde geleneksel toplu piknik şenlikleri, sünnet törenleri, bayramlaşma, tanışma yemekleri ve çayları,  Ramazan’da iftar yemekleri, muhtaç ailelere yardım, hastanelerde yatan hastaları ziyaret, cenazelerde yakın ilgi ve destek… gibi hizmetler faaliyetlerinin başında gelmektedir.

Derneğimizin girişimiyle internet ortamında 2006 yılında köyümüz adına bir site açılmıştır. Sitemizde  -gördüğünüz gibi-  köyümüzle ilgili çeşitli bilgi ve görüntüler bulunmaktadır.

İnternet site adresi:  www.tipili.com     Dernek telefonu    :  (0232)2714947

                                                         Hazırlayan:Ali AKBULUT

                                                          

 

 
       
Akşam Gazetesi Zaman  Gazetesi Sabah Gazetesi Milliyet Gazetesi
Fanatik Gazetesi Fotomaç Gazetesi Güneş Gazetesi Star Gazetesi
Ortadoğu Gazetesi Yenişafak Gazetesi Radikal Gazetesi Milli Gazete
Türkiye Gazetesi Hürriyet Gazetesi Evrensel Gazetesi Yeni Mesaj Gazetesi
Vatan Gazetesi Tercüman Gazetesi Referans Gazetesi Dünya Gazetesi
Yeni Asya Gazetesi Takvim Gazetesi Vakit Gazetesi Birgün Gazetesi
 

 
Duyurular

 

Değerli Hemşerilerimiz, Sitemizde yayınlanmasını istediğiniz resim,makalelerinizi info@tipili.com adresine göndermenizi rica ederiz. …
Mevlüt KÜÇÜK
Başkan


 

 

 

Kimler Sitede
Şu anda 2 konuk çevrimiçi
Arama Yap
Anketimiz
Tipili Yeni Site
 
Reklamlar